2026 yılı yönetmeliğine göre kırmızı hata olarak nitelendirilen kusurlar, sürüş güvenliğini doğrudan tehlikeye atan ve sınavın o saniye sonlandırılmasına neden olan asli ihlallerdir. Emniyet kemerini takmamak, kırmızı ışıkta geçmek, yaya geçitlerinde yayalara yol vermemek veya komisyon üyesinin müdahalesini gerektirecek kadar tehlikeli araç kullanmak kesin kalma sebeplerinin başında gelir. Adayın sürüşe başlamadan önce ayna, koltuk veya direksiyon ayarlarını kontrol etmemesi dahi trafiğe çıkmaya hazır olunmadığının bir göstergesi kabul edilir ve sınav başarısız sayılır.
Direksiyon hakimiyeti ve araç kontrolü konusundaki yetersizlikler de affedilmeyen kırmızı hatalar listesinde geniş bir yer tutar. Aracı çalıştıramamak, kalkış esnasında motoru stop ettirerek trafiği aksatmak veya eğimli yollarda aracı geri kaçırmak adayların en sık yaptığı kritik yanlışlardandır. Bununla birlikte belirlenen hız limitlerini aşmak, takip mesafesini korumamak veya şerit izleme kurallarına uymadan zikzak çizerek ilerlemek sınavın anında bitirilmesine yol açar.
Trafik farkındalığı ve iletişim eksikliği de 2026 sınav kriterlerinde en ağır kusurlar arasındadır. Sinyal vermeden şerit değiştirmek, dönüşlerde veya duruşlarda sinyali unutmak, aynaları etkin kullanmayıp kör noktaları kontrol etmemek kırmızı hata kapsamında değerlendirilir. Özellikle park parkurlarında dubalara veya kaldırıma en ufak bir temas, manevra yeteneğinin yetersiz olduğu sonucunu doğurur. Başarılı olmak için sadece aracı sürmek değil, kurallara eksiksiz uymak ve çevreyi sürekli gözlemlemek şarttır.
Araca Biner Binmez Sınavdan Kalma Nedenleri

Sınav süreci aslında kontağı çevirmeden çok daha önce, henüz aracın kapısını açmadan başlar. Komisyon üyeleri aday koltuğuna oturduğunuz andan itibaren prosedürlere ne kadar hakim olduğunuzu gözlemlemeye başlar. Çoğu aday sürüş yeteneğine odaklanırken, hayati önem taşıyan hazırlık aşamalarını heyecandan atlayabiliyor. Ancak yönetmelik bu konuda çok net; sürüş güvenliği için zorunlu olan hazırlıkları yapmamak, tekerlek dönmeden sınavın başarısızlıkla sonuçlanması anlamına geliyor.
Araca binmeden önce lastiklerin havasını ve genel durumunu gözle veya ayakla kontrol etmemek.
- Sürücü koltuğuna oturduğunda, pedallara rahatça ulaşacak ve yola hakim olacak şekilde koltuk ayarını yapmamak.
- Yan aynaları ve iç dikiz aynasını görüş açısına uygun şekilde ayarlamamak veya kontrol etmemek.
- Aracı çalıştırmadan önce emniyet kemerini takmayı unutmak.
- Aracın kapılarının tam kapandığından emin olmadan (gösterge panelini kontrol etmeden) harekete hazırlanmak.
Bu aşamada yapılan yanlışların telafisi ne yazık ki bulunmuyor. Özellikle emniyet kemerini takmayı unutmak, komisyonun aracı hareket ettirmeden sınavı bitirmesine sebep olan en yaygın kırmızı hatadır. Ayna ve koltuk ayarlarını sürüş esnasında düzeltmeye çalışmak da dikkatin dağılmasına yol açacağı için asli kusur sayılır. Bu nedenle koltuğa oturduğunuzda derin bir nefes alıp zihnen sırayla tüm kontrolleri tamamlamak, sadece sınavı geçmenizi değil, sonraki sürücülük hayatınızda da güvenli bir alışkanlık kazanmanızı sağlar.
Kalkış Esnasında Motoru Stop Ettirmek ve Geri Kaçırma Sınırı

Sürücü adaylarının en sık yaşadığı problemlerin başında kalkış manevrası sırasında motoru stop ettirmek gelir. Genellikle sınav heyecanıyla debriyaj pedalının aniden bırakılması sonucu gerçekleşen bu durum, trafiğin akışını bozduğu ve arkadan gelen araçlar için tehlike oluşturduğu anda asli kusur kapsamında değerlendirilir. Komisyon üyeleri, adayın araca hâkimiyetini bu ilk hareket anında tartar; sarsıntılı kalkışlar veya motorun gücünü ayarlayamadan yapılan denemeler doğrudan sürüş yetersizliği olarak not edilmektedir.
Eğimli yollarda kalkış yaparken aracı geriye kaçırma toleransı ise sınavın en kritik teknik detaylarından biridir. Yönetmelik gereği belirlenen mesafeden, yani elli santimetreden fazla geri kayma yaşanması durumunda müdahale gecikmez ve sınav başarısızlıkla sonuçlanır. Kavrama noktasını doğru hissetmek ve freni bırakma zamanlamasını iyi ayarlamak, bu aşamayı sorunsuz geçmenin tek yoludur. Aracın geriye doğru kontrolsüz hareketi, sadece puan kaybı değil, doğrudan sürüş güvenliğini tehdit eden bir kırmızı hata olarak işlenir.
Sürüş Güvenliğini Tehlikeye Atan Şerit ve Direksiyon Hataları
Direksiyon hakimiyeti, sadece aracı döndürmek değil, aynı zamanda şerit içerisinde stabil bir sürüş sergilemektir. Sınav komisyonu, adayın direksiyonu sıkmadan, yumuşak hareketlerle ve kararlı bir şekilde kullanıp kullanmadığına bakar. Şerit çizgileri arasında gezinen, sürekli düzeltme gerektiren veya virajlarda şeridini koruyamayan bir sürüş tarzı, trafiği tehlikeye attığı gerekçesiyle anında müdahale sebebidir. Özellikle yüksek hızlarda yapılan ani manevralar veya iki şeridi ortalayarak gitmek, diğer sürücülere niyetinizi belli etmenizi zorlaştırır ve bu durum sınavda affedilmez.
- Direksiyonu tek elle veya saat 9.15 pozisyonu dışında tutarak araç hakimiyetini zayıflatmak.
- Şerit değiştirirken iç ve dış aynaları kontrol etmeden direksiyonu aniden kırmak.
- Sürekli şerit çizgilerine basarak veya şeridi ortalayamadan zikzak çizerek ilerlemek.
- Virajlarda şeritten taşmak veya dönüşü çok geniş alarak karşı yönden gelen trafiğin şeridine girmek.
- Vites değiştirirken direksiyonu sabit tutamayıp aracı sağa veya sola kaydırmak.
Adayların en çok zorlandığı nokta, genellikle vites geçişleri sırasında yaşanır. Gözünü yoldan ayırıp vites koluna bakmak veya vitesi değiştirirken direksiyonu istemsizce sağa sola kırmak, araç kontrolünün o saniye kaybolmasına neden olur. Bu tür hatalar sadece puan kırılmasıyla sonuçlanmaz, sürüş güvenliğini tehdit ettiği için sınavın o an bitirilmesi için yeterli bir gerekçedir. Güvenli bir sürüş için direksiyonu sıkmadan, doğal bir akışta tutmalı ve şerit değiştireceğiniz zaman niyetinizi kararlı bir şekilde uygulamalısınız.
Sinyal Vermeyi Unutmak Neden Kırmızı Hata Sayılıyor?
Trafikteki en temel iletişim aracı olan sinyaller, sürücüler arasındaki sessiz anlaşma dilidir. Aracın nereye gideceğini diğer yol kullanıcılarına bildirmemek, zincirleme reaksiyonlara ve ciddi kazalara davetiye çıkarır. Komisyon üyeleri, dönüşlerde veya şerit değiştirmelerde sinyal kolunu kullanmayan adayı, çevre güvenliğini hiçe sayan biri olarak değerlendirir. Bu eylem basit bir unutkanlık değil, trafikteki diğer insanları tehlikeye atan bilinçli bir ihmal olarak görüldüğü için sınav yönetmeliğinde kırmızı hata statüsündedir.
Yolun boş olması veya arkadan araç gelmemesi, niyet bildirme zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Direksiyon sınavında en çok yapılan yanlışlardan biri, müsait olduğu düşünülen yollarda bu kuralın esnetilmesidir. Sağa yanaşırken, park yerine girerken veya duraklamadan sonra tekrar harekete geçerken verilmeyen her işaret, sürüş disiplininden uzaklaşıldığını kanıtlar. Bu sebeple tek bir sefer dahi sinyal vermemek, sürüş yeteneğine bakılmaksızın sınavın başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olur.
L Park ve Paralel Parkta Sınavı Yakan Kritik Yanlışlar
Sürücü adaylarının en çok terlediği ve sınav heyecanının zirve yaptığı bölümler kuşkusuz park alanlarıdır. Akan trafikte ne kadar usta olursanız olun, iki araç arasına veya L parkuruna girerken yapacağınız milimetrik bir hata tüm çabayı boşa çıkarabilir. Burada temel mesele acele etmek değil, aracın dört köşesine de hakim olabilmektir. Komisyon üyeleri, belirlenen dubalara veya sarı çizgilere temas edilip edilmediğini dikkatle izler. Direksiyonu tam tur kırmadan önce referans noktalarını kaçırmak veya debriyajı biraz hızlı bırakıp aracı fırlatmak, geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurur.
- Park alanına giriş yaparken veya çıkarken sinyal vermeyi unutmak.
- Manevra esnasında aracın lastiğinin kaldırıma temas etmesi.
- Park alanını belirleyen dubalara en ufak bir şekilde çarpmak.
- Yönetmelikte belirtilen hamle sayısını (özellikle paralel parkta) aşmak.
- Aracı park alanına tam olarak sığdıramamak, çizgilerin dışına taşırmak veya çapraz bırakmak.
- Aynaları aşağı indirmeyi unutup kör noktada kalan yer çizgisini ve kaldırımı görememek.
Bu istasyonlarda başarının anahtarı yavaşlıktır. Araç ne kadar yavaş hareket ederse, hata yapma riskiniz o kadar azalır ve müdahale şansınız artar. Özellikle geri manevralarda aceleci davranmak yerine, kavrama noktasını sabit tutarak adım adım ilerlemek gerekir. Çoğu aday "girdim bitti" düşüncesiyle rahatlayıp çıkış manevrasında dikkatsizce dubaya çarparak eleniyor. Unutmayın ki park işlemi, aracı alandan sorunsuz bir şekilde çıkarıp trafiğe tekrar katılana kadar devam eden bir süreçtir.
Kavşaklarda ve Dönüşlerde Geçiş Üstünlüğü İhlalleri
Trafik akışının en karmaşık olduğu noktalar olan kavşaklar, sınav sürecinde adayların bilgi ve dikkatini en çok zorlayan alanlardır. Kontrolsüz kavşaklarda sağdan gelen araca yol vermemek, tali yoldan ana yola çıkarken aceleci davranmak veya dönel ada içerisindeki aracın önceliğini ihlal etmek, sınavın başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olan asli kusurlardır. Komisyon üyeleri bu kritik noktalarda adayın sadece kuralları bilmesini değil, aynı zamanda tereddüt etmeden uygulamasını bekler. Geçiş hakkı başkasına aitken yola fırlamak, olası bir kazaya davetiye çıkardığı için kırmızı hata kapsamında değerlendirilir ve sürüş o an sonlandırılır.
Dönüş manevraları sırasında karşı şeritten gelen trafiği riske atmak da benzer şekilde kesin kalma sebebidir. Özellikle sola dönüşlerde, karşıdan düz gelen araçların geçişini beklemeden harekete geçmek, yol güvenliğini doğrudan tehlikeye atar. Adayın burada sabırlı olması, hız ve mesafe tahminini doğru yaparak güvenli aralığı yakalaması şarttır. Diğer sürücüleri fren yapmaya zorlayacak her türlü hamle veya geçiş üstünlüğü kuralını yok sayan fevri davranışlar, ehliyet hayalinizi bir sonraki sınava ertelemenize yol açar.
Hız Limitlerine Uymamak ve Öndeki Aracı Yakından Takip Etmek
Sınav güzergâhında belirlenen azami hız sınırlarını aşmak, adayın trafik işaretlerine ve yol koşullarına yeterince dikkat etmediğinin en net kanıtıdır. Komisyon üyeleri, özellikle okul bölgeleri, kasisler veya yaya geçitleri gibi hızın düşürülmesi gereken kritik noktalarda ibrenin konumunu titizlikle takip eder. Sadece yasal sınırın üzerine çıkmak değil, yolun ve trafiğin gerektirdiği şartlara uyum sağlayamamak da büyük bir eksikliktir. Hız kontrolünü levhalara göre anlık olarak ayarlayamamak, sürüş güvenliğini tehlikeye attığı gerekçesiyle sınavın başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olur.
Takip mesafesini ihlal etmek ise genellikle acemi sürücülerin farkında olmadan yaptığı, ancak sonuçları ağır olan bir hatadır. Öndeki araca gereğinden fazla yaklaşmak, ani bir fren durumunda reaksiyon süresini neredeyse yok eder ve zincirleme kaza riskini doğurur. Hareket halindeyken hızınızın yarısı kadar bir güvenlik mesafesi bırakmamak, defansif sürüş tekniklerine aykırı davranmak demektir. Müfettişler, bu hayati boşluğun korunmadığını tespit ettikleri anda müdahale eder ve bu durum kırmızı hata kapsamında değerlendirilerek sınav o noktada bitirilir.
Yaya ve Okul Geçitlerinde Sürücülerin Yaptığı Asli Kusurlar

Trafikte en savunmasız grup olan yayalar, sınav yönetmeliğinde tartışmasız bir önceliğe sahiptir. Sürücü adaylarının okul veya yaya geçidine yaklaşırken hızlarını düşürmemesi, çevre kontrolü yapmaması ve geçiş hakkını ilk olarak yayaya tanımaması en ağır kusurlardan biridir. Komisyon üyeleri bu bölgelerde sadece teknik sürüşe değil, adayın trafik etiğine ve insana verdiği değere de odaklanır. Yola adımını atmış veya atmaya hazırlanan bir yaya varken gaza basmaya devam etmek, ehliyet alma şansınızı o saniye sonlandırır.
- Yaya geçidine yaklaşırken ayağı gazdan çekmeyip hızı azaltmamak.
- Yaya kaldırımda bekliyor olsa bile durup yol vermeyi ihmal etmek.
- Okul bölgelerinde belirlenen düşük hız limitlerine uymamak.
- Geçit üzerindeki veya yaklaşan araçları sollayarak görüş açısını kapatmak.
- Yayayı geçişini tamamlamadan korna çalarak acele ettirmek veya taciz etmek.
- Duraklayan okul taşıtının arkasında durmayıp "DUR" levhasını ihlal etmek.
Bu alanlarda sergilenen sabırsızlık, sadece bir sınav kuralı ihlali değil, hayati bir risk faktörü olarak görülür. Direksiyon başındayken bir yaya ile göz teması kurmak ve ona yol verdiğinizi bedensel dilinizle, yani aracı yavaşlatarak hissettirmek zorundasınız. Özellikle okul çıkış saatlerinde veya parkların yoğun olduğu bölgelerde aniden yola fırlayabilecek çocuklara karşı tetikte olmak gerekir. Unutmayın ki yayaya yol vermek bir lütuf değil, trafiğin en temel ve vazgeçilmez kuralıdır.
Komisyon Müdahalesi Gerektiren Durumlar ve Sınavın Sonlanması
Sınav esnasında yan koltukta oturan komisyon başkanının veya arka koltuktaki üyenin, sürüş güvenliğini sağlamak adına direksiyona ya da pedallara fiziksel olarak müdahale etmesi, sürecin o an bittiği anlamına gelir. Adayın kontrolü kaybettiği, trafiği tehlikeye sokacak bir manevraya giriştiği veya ciddi bir kaza riski oluşturduğu durumlarda eğitmenler, inisiyatif alarak aracı güvenli bir şekilde durdurmak zorundadır. Bu müdahale keyfi bir karar değil, tamamen yönetmeliklerde belirtilen acil durum prosedürlerinin bir parçasıdır ve geri dönüşü olmayan kesin bir başarısızlık sebebidir.
- Öndeki araca çarpma riski doğduğunda komisyonun fren pedalına basması.
- Kırmızı ışık ihlali yapılırken veya dur levhasına uyulmadığında eğitmenin aracı durdurması.
- Şerit ihlali yaparak karşı yönden gelen trafiğin üzerine direksiyon kırmak.
- Kaldırıma sert bir şekilde vuracakken veya yayaya çarpacakken direksiyona müdahale edilmesi.
- Dönüşlerde veya kavşaklarda geçiş önceliği olan araca yol vermeyip kazaya davetiye çıkarmak.
- Araç hakimiyetinin tamamen kaybedildiği panik durumlarında kontrolü eğitmenin devralması.
Böyle bir durum yaşandığında adaydan genellikle aracı sağa çekip motoru durdurması ve sürücü koltuğunu eğitmenine devretmesi istenir. Sınavın geri kalan kısmı tamamlanmaz ve aday, başlangıç noktasına arka koltukta yolcu olarak döner. Bu kural sert gibi görünse de temel amaç, henüz trafiğe çıkmaya hazır olmayan sürücü adaylarının hem kendilerine hem de çevrelerine zarar vermesini engellemektir. Dolayısıyla direksiyon başındayken en ufak bir tereddüt yaşamadan, komisyonun müdahalesine gerek bırakmayacak kadar emin ve kurallara uygun bir sürüş sergilemek şarttır.









Yorum Yapın